Geveze çok konuşan arkadaşla nasıl başa çıkılır

“Suskunluk her zaman bilgeliğin belirtisi değildir. Fakat gevezelik daima aptallığın belirtisidir.” Vallahide billahide ben söylemedim bu özlü sözü? Çok sevgili Benjamin FRANKLIN söylemiş. Oda kimmiş derseniz hemen bir dip not düşeyim. 1700 lü yıllarda yaşamış Amerikalı yazar, bilimadamı, siyasetçi, diplomat, felsefeci ve kaşif oluyor zat-I alileri. Böyle bir muhteremin yanılmış olması pek olası görünmüyor bana. Bana ne elin gavurundan derseniz size sıralarım  özlü sözler ağzınız açık bakakalırsınız.

-Çok konuşan çok yanılır.
-Leyleğin ömrü laklakla geçer.
-Dilin kemiği yoktur.
-Söz gümüşse sükut altındır.
-Dilin cirmi küçük, cürmü büyüktür.
-Çok konuşan çabuk yanılır.
Oldu mu bizim kendi atalarımıza dayanan özlü sözlerimizde de farklı şeyler anlatılmamış. Bütün bu sözlerin ana fikri gevezeliği bırakın.? Geveze değilim diyorsanız şanslı olan siz değil arkadaşlarınızdır. Zira çok konuşan insanla arkadaş olmak yorar insanı. Bakın birden aklıma yine atalarımızın bir sözü geldi çok mal haramsız, çok laf yalansız o lmaz diye. Konuşacak onca lafı nereden bulursunuz. Konuşmadan duramazmısınız, daha ben düşünürken yoruldum. Acaba çok konuşmakla ilgili olarak çocukluğunuza bir insek mi dersiniz. Kesin çocukken sizi hiç konuşturmadılar hep sus pus oldunuz bu yüzden de artık her fırsatta konuşuyorsunuz. Geveze birisiyle baş etmenin en önemli yöntemi çok konuşmak onu kendi silahıyla vuracaksınız ki, of yeter bir git başımdan kafamı dinleyeyim dedirtin ona. Bir nevi empatiye zorlayın onu. Olmadı mı, pek işe yaramadı mı bu yöntem. O zaman onu meşgul edecek işler verin işe güce öyle bir dalsın ki konuşmayı unutsun. Lal olsun ağzı dili? Yine mi olmadı, kitap alın ona bekarsa sürükleyici bir aşk romanı, yada ilgi alanlarını keşfedip ona uygun kitaplar alın. Kitap okumak başlı başına keyif verici bir eylemken birde hoşlandığınız bir şeyle ilgiliyse değmeyin gitsin keyfinize. Hiç bir şey fayda etmedi mi, siz yine kitaplar alın okusun okusun hep okusun. Ama bu sefer kendi ilgi alanlarınızla ilgili kitaplar okutun arkadaşınıza. Hiç değilse boş boş konuşmaz sizinde canınızı sıkmaz. O okur size anlatır siz dinlerken oda konuşurken mutlu olur. Benim üretebileceğim çözümler bundan ibaret aklıma gelmiyor başka bir şeyde. Ha birde o arkadaşınızı sevmeye hatta çok çok sevmeye çalışın. İnsan sevdiklerini hep hoş görme eğilimindedir. Ne yaparlarsa yapsınlar onların yaptıkları göze batmadığı gibi hoşa bile gider.?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir